YÜRÜTÜCÜ İŞLEV NEDİR?
Yürütücü işlev bireylerin kolay ulaşamayacağı, bir süre beklemesi gerekli olan, genellikle yeni bir durumda ortaya çıkan ve yanlış tepkilerini durdurarak hedeflenen noktaya ulaşmada ihtiyacı olan tüm becerilerin bütünüdür. Yürütme işlevleri, problem çözme, strateji geliştirme ve uygulama, kavram oluşturma, planlama, dürtü kontrolü, engelleme, bilişsel esneklik, üretkenlik ve eylem başlatma gibi becerileri kapsamaktadır. Yürütücü işlevin gelişimi, bir bebeğin hedefe yönelik eylemleri gerçekleştirebilmesiyle başlar ve erken yetişkinlik dönemine kadar devam eder. Yürütücü işlevin gelişimi, beyin gelişimiyle özellikle frontal lobun ön bölümüyle beraber çevresel uyarımla ilişkilidir.
Otizm Spektrum Bozukluğu ve Yürütücü İşlev
OSB tanılı bireylerde farklı sosyal iletişim eğilimleri, kısıtlayıcı veya yineleyici davranışlar, birincil tanısal özellikler olarak değerlendirilebilir fakat buna ek olarak OSB’li bireylerin yaklaşık %85’i dikkat ve yürütücü işlevlerle alakalı zorluklar yaşamaktadırlar. Yürütücü işlevler, odaklanma, dikkatin yönlendirilmesi, ketleme, çalışan bellek, bilişsel esneklik ve planlama gibi becerileri kapsar ve bunlarla alakalı eksiklikler sosyal, akademik ve davranışsal gelişimi etkiler. Ayrıca spesifik olarak incelendiğinde dikkat ve yürütücü işlev eksiklikleri, yönergeleri takip etmeyi, bir görevden bir sonrakine geçiş yapmayı, davranış veya düzenlemeyi, sosyal iletişim kurmayı ve öğrenmeyi zorlaştırarak akademik başarısızlık riskini artırmaktadır.
OSB tanısı olan bireylerde çalışan bellek bozuklukları soyut düşünme, odaklanma, davranışın düzenlenmesi, dikkati sürdürme ve bilişsel esneklik ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Gilotty ve ark. (2002) tarafından yapılan araştırmada OSB tanısı olan bireylerin çalışan bellek puanları ne kadar düşükse uyumsal davranışlardaki problemlerin o kadar yüksek olacağını belirtmiştir. Baltruschat ve ark. (2011) yaptığı çalışmada ise uygulanan davranışsal müdahale eğitimi sonrasında OSB tanısı olan çocukların çalışan bellek becerileri değerlendirdiğinde önemli artışlar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak çalışan bellek performansında artış sağlayan eğitimlerle bu semptomlar azaltılarak, OSB tanısı olan çocukların sosyal işlevselliğinin gelişmesine katkı sağlanabileceği ifade edilmiştir.
OSB tanılı bireyler, uyaranlar arasındaki ilişkileri tanımakta yaşadıkları zorlukların yanında, çoklu değişkenler arasındaki ilişkileri de anlamakta zorluk çekerler ve bu sebeple karşılaştıkları durumlardaki görsel detayları ve bireysel kuralları ezberleyerek eksik olan yürütücü işlevi telafi etme eğilimindedirler. Bu bireylerin rutinlere bağlılıkları ve bu sebeple rutin bozulmalarına verdikleri büyük tepkiler de gelen bilgileri dikkate alma ve kullanma konularındaki eksiklikleri ile açıklanabilir. Bununla birlikte iletişim anormallikleri, yaratıcı oyunun yokluğu, sosyal etkileşimde bozulma ve tekrarlayan-basmakalıp davranışlar yürütücü işlev eksikliği ile ilişkilendirilmiştir.
Çocuk Gelişim Uzmanı
Dilara Doğan Bilgiç



