Ergoterapi Nedir?

Ergoterapi anlamlı ve amaçlı aktivitelerle sağlığı ve refahı geliştiren kişi merkezli bir sağlık mesleğidir. Ergoterapinin temel amacı kişilerin potansiyel yeteneklerini geliştirerek günlük yaşam aktivitelerine katılımını ve bu aktivitelerdeki bağımsızlığını sağlamaktır.

Ergoterapistler birebir kişilerle, gruplarla veya topluluklarla iş birliği içinde çalışır. Ergoterapi bölümü mezunları gerekli bilgi, beceri ve davranışlarla donatılan tıbbi, sosyal, davranışsal, psikolojik ve psikososyal alanında geniş eğitime sahiptir.

Ergoterapistler, herhangi bir sağlık problemi nedeniyle vücut yapı ve işlevlerinde bozukluğu olan veya yer aldığı sosyal ya da kültürel azınlık grup nedeniyle toplumdan dışlanmış veya katılımı kısıtlanmış tüm kişilerle çalışır. Kişiler ergoterapi sürecine aktif olarak katılırlar. Süreç ve sonuçlar kişi merkezlidir.

ERGOTERAPİ BÖLÜMÜNÜN İLGİ ALANLARI

  • Psikiyatrik Rehabilitasyon
  • El Rehabilitasyonu
  • Mesleki Rehabilitasyon
  • Toplum Temelli Rehabilitasyon
  • Onkolojik Rehabilitasyon
  • Kognitif Rehabilitasyon
  • Engelli Bireyler
  • Yardımcı teknoloji
  • Geriatrik Rehabilitasyon
  • Nörolojik Rehabilitasyon
  • Pediatrik Rehabilitasyon
  • LGBTİ bireyler
  • Mülteciler

PEDİATRİK REHABİLİTASYON

Çocuklarda doğuştan gelen bazı hastalıklar ile daha sonradan ortaya çıkan kas iskelet bozuklukları veya nörolojik rahatsızlıkların sebep olduğu fiziksel, zihinsel, duygusal, algısal bozuklukların sınırlılıklarını en aza indirgemeyi amaçlar.Tedavi çocuğun günlük yapabildiği işleri korumak ve geliştirmek temellerine dayanır.Tedavi sırasında çocuğun korkmaması ön planda tutulur. Tedaviler oyun içerisinde planlanarak uygulanır.

Pediatrik rehabilitasyon geniş bir multidisipliner yaklaşım gerektirir. Hekim, fizyoterapist, ergoterapist, dil ve konuşma terapisti, özel eğitim uzmanı, psikolog, odyolog gibi çeşitli alanlarda uzmanlar ile rehabilite edilme süreci sağlanabilir.

PEDİATRİK HASTALIKLARIN NEDENLERİ

  • Genetik faktörler
  • Travma
  • Radyasyon
  • İlaç, Alkol, Sigara kullanımı
  • Enfeksiyonlar
  • Kromozomal bozukluklar
  • Prematüre doğum(32 haftadan önce)
  • Düşük doğum ağırlığı
  • Zor müdahaleli doğum
  • Bradikardi ve hipoksi (Kalp ritminin yavaşlaması, Oksijen azlığı)
  • Anoksi (boğulma, zehirlenme vb.)
  • Yüksek ateşli hastalıklar
  • Zehirlenmeler
  • Tümörler

PEDİATRİK REHABİLİTASYONUN KAPSAMI

  • Serebral Palsi
  • Brakial Pleksus Yaralanmaları
  • Spina Bifida
  • Hidrosefali ya da Mikrosefali
  • Down Sendromu
  • Motor Mental Gerilik
  • Otizm
  • Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu

PEDİATRİK REHABİLİTASYONDA ERGOTERAPİ

Çocuklarda ergoterapinin en önemli amacı çocuğun günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığını sağlayarak toplumsal katılımını gerçekleştirmektir. Günlük aktivitelere katılım, sağlığı ve iyi olma halini direk olarak etkiler. Çocukluk çağı aktivitelerine katılım çocukların fiziksel, sosyal, kültürel, ekonomik ve kurumsal çevreler ile etkileşimini gerektirir. Çocuk çevre ve aktivite arasındaki etkileşim maksimum düzeyde ise optimal aktivite performansı başarılmış olur. Performans komponentleri duyu- motor, kognitif ve psikososyal-psikolojik olmak üzere 3 bölümde incelenir. Ergoterapist tarafından çocuğun performansını etkileyen faktörler, çevre ve aktivite değerlendirilir ve gerekli müdahaleye karar verilir.

Duyu entegrasyon tedavisi, duyu-algı-motor yaklaşımlar, oyun terapisi, kognitif rehabilitasyon, günlük yaşam aktiviteleri eğitimi, nörogelişimsel tedavi yaklaşımları, kognitif davranışsal tedavi, yaratıcı yaklaşımlar, psikososyal yaklaşımlar ve biyomekanik yaklaşımlar çocuğun ihtiyacına göre tek başına yada birbirini tamamlayan programlar şeklinde uygulanmaktadır.

Çocuklarda ergoterapi; çocuğun kendine bakım, okul, oyun ve serbest zaman aktivitelerine yönelik günlük yaşam becerileri geliştirilerek toplumsal rolünü yerine getirmesini hedefler. Yardımcı teknolojik araçların kullanımına yönelik değerlendirme yapılarak fonksiyonu artırıcı yardımcı araç önerilmekte ve kullanımı konusunda eğitim verir.

PEDİATRİK ERGOTERAPİ ALANINDA ÇALIŞMALAR YAPAN ERGOTERAPİSTLER NEYİ HEDEFLİYORLAR?

Çocuğun en başta günlük yaşam aktivitelerini bağımsız yerine getirebilmeleri üzerinde duran ergoterapistler, çocuğun oyun oynama ve öğrenme yeteneklerini geliştirir. Bu durum çocuğun gelişimine ve bağımsız olmasına yardımcı olur. Ergoterapistlerin pediatri alanında yaptığı bazı müdahaleler şunları içerir:

  • Duyu Bütünleme Terapisi
  • Davranış becerilerinin geliştirilmesi
  • Sosyal becerilerin geliştirilmesi
  • Kaba ve ince motor becerilerin geliştirilmesi
  • Bilişsel becerilerin geliştirilmesi
  • Günlük yaşam aktivitelerini yönetebilme durumu
  • Dil becerilenin geliştirilmesi

Her çocuğun birbirinden farklı olduğunu kabul eden ergoterapistler, çocukta temel sorunu bulmak için çabalayacak ve temelde yatan bu soruna uygun terapi programını geliştirecektir.

Ergoterapistler, danışanlarının ev, okul ortamında ve aile ortamında işlevsel olmaları için gerekli becerileri teşvik etmek, korumak ve geliştirmek için çalışırlar. Hayata aktif katılımı teşvik ederler. Öğrenme, benlik saygısı, özgüven, bağımsızlık ve sosyal etkileşim gibi alanlarda destek verirler. Bunlarla birlikte, en önemli rolleri çocuğun duyusal işleme bozukluklarını değerlendirmek ve hedeflemektir. Bu, öğrenme engellerini kaldırmak, danışanların sakin ve daha regüle olmasına yardımcı olmak için faydalıdır.

ERGOTERAPİ VE DUYU BÜTÜNLEME

Duyu bütünleme terapisi, 1970’lerde Ergoterapist A. Jean Ayres tarafından, duyusal işleme bozukluğu olan çocukların, duyusal bilgiyi düzenlerken yaşadığı zorlukların giderilmesi amacıyla geliştirilmiş terapidir. Ergoterapistler tarafından uygulanır.

“Duyusal Bütünleme; Kişinin kendi vücudunu ve çevresinden gelen duyumları organize eden ve vücudu çevreyle uyumlu kullanmaya mümkün kılan nörolojik bir tepkimedir.’” (Ayres,1988)

Duyu bütünleme (Ergoterapi) günlük yaşam fonksiyonelliklerini arttırmak için nöral değişiklikler yapmak gerektiğine ve bunun için ise terapide 8 temel duysal sistem ile birlikte, terapinin çocuk tarafından yönlendirilmesine ve oyun temeliyle ilerletilmesi ile gerçekleşir. Duyusal işlemleme, motor gelişim ve davranış arasındaki etkileşim konusunda artmış farkındalığa temel oluşturur.

Her gün çevremizi olan biteni deneyimler ve çevremizden gelen duyusal bilgileri alır ve yorumlarız. Bu bilgilerin geldiği duyular: görme, dokunma, işitme, koku, tat, denge ve hareket duyumuz (vestibüler duyu) ve kas ile eklem duyumuz (proprioception). Denge ve hareket duyumuz uzayda nerede olduğumuzu ve başımızın yerçekimine göre nerede olduğunu bilmemizi sağlarken, kas ve eklem duyumuz ne kadar kuvvet uyguladığımızı ve vücut uzuvlarımızın vücudumuza göre nerede olduğunu bilememizi sağlar. Bütün bu duyular vücudumuz ve çevremiz hakkında önemli bilgiler sağlar. Beynimizin duyusal bilgileri düzenlediği ve yorumladığı bu sürece Duyu Bütünleme denmektedir.

Çocukların çoğunda duyu bütünleme, normal gelişim sürecinde çocukluk deneyimleri ile gelişir. Çocuklar, bu duyusal deneyimler ile gelen duyusal girdiyi yorumlama, ayarlama ve uygun cevap verebilmeyi geliştirirler. Örneğin çocuklar sallanma, yuvarlanma koşma gibi aktiviteler ile vücutlarının uzaydaki konumu hakkında bilgi kazanırlar. Bununla birlikte bazı çocukların her gün ki duyusal bilgiyi düzenleme becerisi olması gerektiği gibi gelişmeyebilir. Bunun sonucu olarak, oyun, giyinme, yemek yeme ve sakin durabilme gibi günlük yaşam aktivitelerinde zorluklar ile sonuçlanabilir. Bu durum çocukta duyu bütünleme ile ilgili sorunlar olduğunu gösterir. Bu sorun sıklıkla duyu bütünleme bozukluğu ya da duyusal işlemleme bozukluğu olarak tanımlanır. Duyu bütünleme süreci işlevsel ve uygun bir şekilde çalışmadığı zaman, çocuklar birçok fonksiyonel zorluklar sergileyebilirler:

  • Dokunulunca kendini ç
  • Yüksek seslere hassastı
  • Dikkati kolay dağı
  • Vücut pozisyonu ve ağrının farkında olmama.
  • Zayıf bir dengesi olabilir.
  • Spor veya top becerilerinde zorlukları olabilir.
  • Motor koordinasyon gerektiren yeni görevleri öğrenmede ciddi sorunu olabilir.
  • Sarsak, sakar veya katı görü
  • Normal sınırlarda zekaya rağmen akademik alanlarda problemler görü
  • El yazısı, makas kullanımı, ayakkabıları ilikleme, elbiseleri düğmeleme veya fermuar çekmede problemler olabilir.
  • Dürtüsel olabilir.
  • Görevlerden kaçınabilir ve inatçı veya zor görü
  • Yeni durumlara adapte olmada sorun ya da yönergeleri takipte zorluk yaş
  • Tembel, sıkılmış ya da motivasyonsuz görünebilir.
  • Sürekli hareket halinde ya da harekete geçmekte yavaş

DUYU BÜTÜNLEME BOZUKLUĞU NEDİR?

Duyu sistemi bilinenin aksine 5 tane değildir. Ergoterapistler klinik ortamda 8 duyu sistemi üzerinde çalışırlar. Bu sistemler:

  • Vestibüler (denge)  Duyu: Beyincik ve iç kulakta yer alır. Yer çekimiyle bağlantılı olarak, vücudumuzun alan içerisinde nerede olduğunu, hızını, yönünü ve hareketini algılamamızı sağlar.
  • Proprioseptif (Vücut Farkındalığı) Duyu: Kaslarda ve eklemlerde yer alır ve vücudumuzun nerede olduğunu söyler. Bununla birlikte vücut parçalarının nerede olduğu ve nasıl hareket ettiklerine ilişkin bilgi verir.
  • İnteroseptif Duyu: İç organlarımızdan gelen hisle alakalıdır. Acıkma, susamışlık hissi, tuvaletinin geldiğini hissetme, uykunun geldiğini hissetme gibi günlük yaşamdaki birçok hayatsal faaliyetin anlamlandırılmasını sağlar. Hisse uygun cevabı çıkarmak için harekete geçilmesini ister.
  • Taktil Duyu (Dokunma): Deri vücudumuzu kaplayan en büyük organdır. Basınç, ağrı, soğuk-sıcak hissi ayırt etmek bu duyu ile mümkündür. Bebeklerin annelerini tanımasına yardımcı en önemli duyu sistemlerinden biridir. Bulunduğumuz ortamı ve çevremizi algılamamızda, buna uygun tepkiler geliştirmemizde yardımcı olur.
  • Tat Duyusu: Tatlı, ekşi, acı ve tuzlu gibi farklı tatları algılamamız sağlar.
  • Koku Duyusu: Çevremizdeki kokular hakkında bilgi verir.
  • İşitme Duyusu: Çevreden gelen seslerin anlamlandırılmasıyla ilgilidir.
  • Görme Duyusu: Işık ile aktif hale gelir. Gözümüz ile nesneleri, insanları ve çevreyi daha iyi anlamlandırır ve ayırt ederiz.

Bütün bu uyarılara çocuğun normal tepkiler vermesini bekleriz fakat bu tepkiler normalin üstünde ya da altında gözlemleniyorsa veya duyusal uyaran arayışı içinde olmakla gözlemleniyorsa duyusal bozukluk probleminin varlığından söz edebiliriz.

Normal diye adlandırdığımız duyusal süreçte, kişi kendi vücudundan gelen uyarılarla çevreden gelen uyarıları doğru bir şekilde algılar ve buna uygun bir davranış ya da buna uygun motor hareket çıkarabilir. Normal duyusal sürecin bu aşamalarından herhangi birinde sorun yaşayan çocuklar, duyu bütünleme terapisine ihtiyaç duyarlar. Çünkü öğrenmenin temelinde duyu-motor gelişim yer almaktadır. Çocuğun çevre ile etkileşimi beyin gelişimini şekillendirir.

Hiper (Aşırı) Hassas

  • Yükseklik korkusu
  • Dokunma deneyimlerinden hoşlanmama, örneğin tırnak kesme, dağınık oyun, saç kesme
  • Yüksek ve ani seslerden hoşlanmama
  • Oyun alanı ekipmanından kaçınma (salıncaklar ve kaydıraklar)
  • Belirli yiyeceklerden ve gıda kıvamlarından, renklerinden, sıcaklıklarından vb. Uzak durma.

Hipo (Düşük) Duyarlı

  • Korku yok gibi görünüyor veya acı hissetmiyor
  • Hareket veya dokunma fırsatları arar (kıpır kıpır, sallanır, koşar, akranlarına yaslanır)
  • Ağızlar veya bir şeyler çiğnemek
  • Çevreye veya etraftaki insanlara zayıf ilgi

Motor Planlama (Praksis)

  • Beceriksiz görünüyor
  • Hareket fikirleri oluşturmada zorluk
  • Yeni hareketleri planlama ve gerçekleştirmede zorluk

Kötü Duruş

  • Masa başında sarkmalar
  • Kıpır kıpır / uzun süre tek pozisyonda oturmakta zorluk
  • İnce motor koordinasyonu ve top becerileri üzerindeki etkisi
  • Zayıf denge

ERGOTERAPİ VE DUYU BÜTÜNLEMENİN KULLANILDIĞI HASTALIK GRUPLARI

  • Duyu Bütünleme Bozukluğu,
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB),
  • Öğrenme Güçlükleri,
  • Davranış Bozuklukları,
  • Otizm,
  • Serebral palsi,
  • Down Sendromu,
  • Gelişimsel gerilikler,
  • İnce ve kaba motor fonksiyon bozukluğu,
  • Zihinsel engeller,
  • Psikososyal bozukluklar gibi,

Sağlık, yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Sağlığın bozukluğu durumunda bireyin maksimum derecede iyilik haline ulaşması yolunda birçok hastalık grubuyla çalışır.

DUYU BÜTÜNLEME TERAPİSİNİN AMAÇLARI NEDİR?

Terapideki hedef çocuğun mutlu, iletişime açık, ortamdaki uyaranları tolere edebilen halde olmasını sağlamaktır. Terapinin temeli duyusal uyaranların, çocuğun ihtiyaçlarına ve sorunlarına göre planlanarak, çeşitli diyetler halinde çocuğa sunulmasıdır.

Duyu bütünleme terapisi sırasında ergoterapist her çocuğu farklı bir birey olarak kabul eder, çünkü her çocuğun farklı duyusal bozuklukları ve farklı bir kişiliği vardır. Dolayısıyla her çocuğun merkezi sinir sistemi birbirinden farklı işlemleyecek ve gelişecektir.

Terapi seanslarının başında çocuk değerlendirilir ve hangi alanlarda ne şekilde sorun yaşadığı tespit edilir. Çocuğun problem yaşadığı alanlardaki bozukluğun davranışlarına ne şekilde yansıdığı gözlemlenir, günlük yaşam aktivitelerinde hangi sorunlara yol açtığı ve çevresel uyumu hakkında aileden bilgiler alınır ve uygun terapi programı çizilir. Terapi sırasında aile sürecin en önemli parçasıdır ve ergoterapistler aileyi multidisipliner ekibin bir parçası olarak görürler. Aileye çocuğunun neye ihtiyacı olduğunu anlaması için eğitim verilir, seanslar hakkında sıklıkla bilgilendirmeler yapılır. Çocuklarının bir birey olduğunu ve bağımsızlıklarını kazanmaları için aile desteğinin ve çocuklarla geçirilen vaktin önemini sıklıkla bilgilendirilir.

Terapiler çocuğun ve ihtiyaçlarının önderliğinde sürdürülür. Terapi sırasında seanslar çocuğa, ihtiyaca uygun düzeyde duyusal uyaranlarla donatılmış veya duyusal uyaranlardan arındırılmış aktivite ve oyunlar halinde diyetler şeklinde sunulur. Seans sırasında çocuk ile terapist arasındaki güvenin oluşması ve sürekli iletişim halinde olunması birinci hedeflerdir. Çünkü seans sırasında, bu ortamda dahi , iletişim kuran, fikirler üreten, çözümler bulan, hayal  gücünü kullanan, sosyalleşerek iletişim kurarak oyuna katılan çocuk; seanslar dışında da bunu  sürdürecek ve günlük yaşamındaki sosyal, fiziksel ve psikolojik sorunlarını atlatma yoluna girecektir.

Rabia CENGİZ

Ergoterapist